TRABZON KÜLTÜR-SANAT YILLIĞI
ya da BİR KENTİN RUHU

 NECATİ GÜNGÖR

    Her kent bir dünyadır. Tarihin dönemeçlerinden geçip gelen kentler ise, görkemli bir mücevher kutusu gibi ilginç bir değere sahiptirler. O kutuların içinde, bilinmeyen nice değer gizlidir. Hayatın olanca zenginliği, birikimi... Birçok uygarlığın beşiği olmuş Anadolu kentleri, özellikle de, tarihle günümüz arasında bir köprü gibi duran kimi kentlerimiz, içinde sayısız değerlerin gizlendiği mücevher kutularını andırırlar. Yerel renklerle, yerel motiflerle bezeli bir örtüyle kaplanmıştır o kutular. Uzaklardan, dışardan hiç belli değildir sakladığı değerler. Onu ancak, içinde yaşamış olanlar bilir! O, "haritada bir nokta" gibi duran kapalı kutunun iç zenginliğini, ne coğrafya kitapları, ne folklor yapıtları, ne ansiklopediler, ne de başka bir kitabın yaprakları arasında bulabilirsiniz! O yaşama biçimini, o espriyi, o damak tadını, insani ilişkilerin ince duyarlığını, gençlik aşklarının çıkmaz sokaklarını, beşikten mezara komşuluk dayanışmasını, çarşı pazarların aşina yüzlerini, günlük konuşma dilinin sıcaklığını, yaşlıların o geri dönülmez gençlik özlemlerini, her kuşakla yeniden esen kavak yellerini, çay bahçelerini ve park köşelerinin ve daha bin türlü ayrıntının, bin türlü yerel güzelliğin kokusunu hangi kitabın sayfalarında bulabilirsiniz? hangi bakışla, hangi gözle bir kentin ruhuna nüfuz edebilirsiniz?
    Trabzonlular Kültür ve Yardımlaşma Derneği'nin (İstanbul) Alâettin Bahçekapılı, İ.Gündağ Kayaoğlu ve Dr. Mustafa Duman üçlüsüne hazırlattığı Trabzon Kültür-Sanat Yıllığı (584 sayfa, 17x24 cm. boyut, 1. hamur kağıda baskı, 5 forması renkli) adeta bir kentin "ruhunu" gözler önüne sermek amacını taşıyor. Karadeniz'in bu eski, şirin, zenginliklerle dolu kentini, yine Trabzon'un kendi insanları, belli bir duyarlıkla anlatıyorlar: Trabzon evlerinin mimari özellikleriyle başlayan Yıllık, bu kentte yapılan yayla şenliklerinin dökümüyle son buluyor. Bu iki konu arasında neler yok ki... Notalarıyla, yörenin türküleri. Şemalarla kemençenin, horonların özellikleri... Yakası açılmadık Laz fıkraları. Trabzon ağzındaki yerel sözcükler. Ünlü edebiyatçıların, özellikle de Trabzonlu edebiyatçıların kaleminden, bu kentin edebiyata yansımış yönleri. Buralı edebiyatçılarla ilgili doyurucu bir inceleme. Trabzon Lisesi'nin kuruluşunun 100. yılını kutlama törenleri... Buradan mezun olan değişik kuşak insanlarının anıları. Trabzon'da yayımlanmış ve yayımlanmakta olan sanat dergileri. Trabzon'un tarih içindeki yeri... Atatürk ve Trabzon. Trabzon'un sosyo-ekonomik çehresi.. Trabzon mutfağı ve başköşede yer alan hamsi yemekleri...
    Türkiye üzerine bu açıdan bir araştırma yapmaya kalkışanlar, kaynakların ne denli kısıtlı, ne denli yüzeysel ve güvenilirlikten uzak olduğunu bilirler. Böyle bir gereksinime yanıt getirebilmek amacıyla hazırlanan Yurt Ansiklopedisi'ni kotaran arkadaşların sıkıntılarını, kaynak sorunlarını çok yakından gördüm... Daha sonra bir gazete adına üstlendiğim böyle bir görevde, inanılmaz ilkellikteki "bilgi" klişeleriyle karşı karşıya kalmanın çaresizliğini bizzat yaşadım... Yerel yönetimlerin "yıllık" adı altında hazırladıkları o kalın kalın ciltlerin nasıl işe yaramaz sayfalar olduklarını acı içinde gördüm...
    Trabzon Kültür-Sanat Yıllığı bu umutsuzlukları yaşamış biri olarak, oldukça doyurucu, ciddi ve güvenilir bir izlenim uyandırdı bende. Hazırlayanlar, yalnızca bilgi ve becerilerini değil, yalan olmasın, yüreklerini de koymuşlar bu işe! Bir savsaklama değil, bir gönül borcu ödeşmesi çıkmış ortaya bu Yıllık'la beraber. Bu ödeşme duygusunu anlamak hiç de güç değil... Bir kıyı kentinin küçük, ama derinlemesine zengin dünyası içinden çıkıp, oranın suyuyla ekmeğiyle büyüyüp, ana sütü gibi arı ana diliyle beslenip, gönül toprağına yerel değerlerin tohumunu ekip, sanata, kültüre, aşka, insan sevgisine o sınırlı çevre içinde bulaşıp da, kişinin kendini borçlu saymaması düşünülebilir mi? Bu borç, insanın, en ödeşilmez borcudur. Ana sütü, baba ekmeği nasıl bir borç yüklerse insana; böyle bir ödeşmenin maddi karşılığını belirlemek nasıl ki olanaksızsa; yetişmemizde payı bulunan yerel değerlerin ve o baba ocağının omuzlarına yüklediği borç da o denli anlamlı ve ödeşilmesi güç olacaktır... Hele oralardan yetişip, metropol bir kente -zorunlu olarak- düşmüşse yolunuz; o yerel motifler daha bir anlam ve değer kazanacaktır gözünüzde. Nostalji, gelip gidip çalacaktır kapınızı...
    Bu yıllığı hazırlayan insanların, kendi kendilerine yükledikleri anlamsal borç duygusunu görmemek olanaksız sayfalar boyunca... Baba ocağına, ana kucağına karşı bir şeyler yapabilmenin coşkusunu anlamamak olanaksız... Böyle bir insani ödeşmenin dışında, bu alanda çalışma yapacak bilim adamlarına ciddi bir belge sunmanın kıvancı da cabası işin... Eğer mükemmelliyetçi değilseniz; arada bir iki küçük eksikliğin zamanla giderileceğine iyi niyetle inanıyorsanız; amacınız, kadı kızında kusur aramak değilse; Trabzon Kültür-Sanat Yıllığı'nı yayımlayan İstanbul'daki Trabzonlular Kültür ve Yardımlaşma Derneği yöneticilerini, hazırlayan Alâettin Bahçekapılı, İ.Gündağ Kayaoğlu ve Dr. Mustafa Duman'ı içten, gönülden kutlayabilirsiniz..
Keşke, her ilimizin, böylesine coşkuyla, böylesine vefa duygusuyla, böylesine bilgi, beceri ve özenle hazırlanmış, orta yerine de, memleket sevgisi konulmuş bir Yıllığı olsa!
 


Kaynak : KÜLTÜR SANAT DERGİSİ KIYI Eylül 1988
 

Önceki YazıSonraki Yazı